HAKKIMDA

 

12074931_1502147573412929_6881411711684152537_n15 Mart 1972 Edremit doğumluyum. Babam başarılı ticaret adamı, Yugoslav göçmeni, anne tarafım ise Yunanistan göçmeni, göçmen bir ailenin kızıyım. 1994 yılından bu yana ticaret ile meşgulüm. İlk, Orta ve Lise Eğitimim süresince Matematik, Edebiyat, İngilizce dersleri en sevdiklerim arasındaydı,  sonrasında anladım Vediğe göre haritamda, Yay  Burcunda Mooltrikano yerleşime sahip Jüpiter  ve Hint Kutsal Kaynaklarınca Yengeç Burcunda oldukça olumlu çalışan,  tahtına yerleşen Ketu sayesinde olduğunu. Evli ve güzeller güzeli iki kız çocuğuna sahibim.

2007 Yılında küçük kızım Derin’in doğumu ile başlayan olaylar silsilesi sonrasında kabus dolu geçen günler, 34 Haftalık Prematüre bir bebek, 24 saat uykusuz  geceler, bakıcılar beraberinde 2010 yılında hayatıma değiştiren  kabuslar Gezegeni Satürn, kabus gibi derken ben tam bir Satürn karşıtıyım zira zaman zaman yazılarımda  bu ucube gezegeni yerden yere vuruşlarıma şahit olacaksınız elimden gelse Gökyüzüne bir merdiven dayar ve İnsanlık adına bu gezegeni yok ederdim.

Bu yıllarda hayatıma giren Vedic Astrolog(!) başlayan Ketu Dasam bende farkındalık yaratarak bu yüce ilmin dehlizlerinde mistik oluşumları bulmamı sağladı, başlayan  Eğitim süreci adına tamamlanan 6 yıl ve karşınızdayım. Hayat magazinsel olarak anlatılanlar gibi 12 burçtan ibaret değil zira 12 tip insan yok. Bir Koç kadını, hastanede evladı için zor zamanlar geçirirken başka bir Koç kadını ise Üniversite Eğitimini tamamlayarak başarısını perçinlemekte, belki başka bir Koç kadını da terör sonrası toğrağa verdiği eşine ağıtlar yakmakta! Kader denilen mihenk taşı burada önem arzediyor.

Hep düşündüm, bazılarımız annelerimiz çok severken, bazılarımız neden sevmez, sevse de sevgisi arasında gözle görülür bir mesafe hakimiyeti içerisinde ki anne figürünü kara bulutlarla bürümüştür bunun sebebi de Vedic İlminin içerisinde gizli, bilinmeyen daha bir sürü soru? Hatta çok ince hesaplamalar ile yaşam sonu bile tahmin edilebilmekte, tabi ben bunu hiçbir okuruma motivasyon gereği önermiyorum ancak Vedic İlmi bu kadar derinlerde!

İşte bunların hepsini Vedic Astroloji açıklamakta, okudukça, öğrendikçe derinlerine daldıkça, hayranlığımın arttığı bu yüce İlim Tanrı’nın biz kullarına hediyesi olsa gerek! Burada ki ince nüans ise şu,  Astrolojik olarak kimsenin dokunulmazlığı yok, Evren ve transitler ben dahil herkesi vurmakta, İnsan-ı Kamil olabilmemiz ve Yüce Yaradanın affına maruz kalabilmemiz  için kötülüklerlede buluşmamız şart…

Yaşamın birebir içerisinde yer aldığımdan mütevellik her birey gibi benimde tecrübelerim nev-i şahsıma münhasır, bitmeyecek hiçbir kötülük yok yeter ki olumlu transitler Gökyüzünde yerini alsın ve sizler için çalışmaya başlasın değilmi ki nefes alıyoruz, can bu tende, o halde yolumuza devam! Burada Vedic öğrenmek isteyenler için bir detay vermek istiyorum, Merkür Dasa sonrasında Ketu Dasam başladı, Merkür Dasam esnasında çok kazançlı Ticari atılımlarda bulundum ancak Gezegen Dasa bitim süresi olan son 3 yılda kötü enerjiler yaydı ve ben büyük sayılacak bir montanla maddi kayba uğradım. Hemen akebin de başlayan Ketu Dasa periyotununda ilk 3 yılı kötü geçti.  Her Dasanın ilk 3 ve son 3 yılları olumsuzluklarla dolu olur unutmayın!

İnsanların gökyüzü ve uzay cisimleriyle ilgilenip, bunlardan manalar çıkartmaya çalışmaları çok eskiye dayanmakta. Kehanet metodlarının işlemleri hakkında başka izahlarda vardır. Herhangi bir İnsanın Vedic Astroloji ile uğraşması için esrarengiz inişinasyonlara ihtiyacı yok. Gereken tek şey bilgi ve zeka. Kişinin biraz kabiliyeti varsa gerekli döküman, kitap ve çok iyi bir Guru, sabır ve uzunca sürecek bir Eğitim sonrasında beraberinde yaşadığı Dasa periyodunun ve Ketusunun gücü ile rahatlıkla Vedic Astrolog olabilir. 5000 yıllık bu Kadim sistem, hayatın tüm sırlarını, kişinin bütün şifrelerini, yaşanan Dasa periyotları, Bhuktiler, farklı kombinasyonlar ile bezenmiş 140 Adet alt haritalar, gezegenlerin Nakhastra yerleşimleri, Pada yerleşimleri, Tara yerleşimleri, Tanrı’nın kulları için bir kılavuzu!

Yazı yazmak büyülü bir eylemdir. “Söz uçar gider, yazı kalır” düsturuna uyarak yazma eylemine koyulanlar, yaratmanın büyüsüyle de tanışırlar.  Yazmak, kendine özgü zorlukları da olan ama insanı içinde yaşadığı dünyanın sınırlarını aşmaya sürükleyen olağanüstü bir edimdir. Yazmanın büyüsüne kapılanlar, iflah olmaz ruhlar olarak içlerinden gelen seslerin peşinden giderler.

Her konuda; Evlilik, Kariyer, İlişki Analizleri, Çocuk, Kadersel dönüm noktalarında Danışmanlık almak için bana yazan kişilerin hayat hikayeleri analizlerde tecrübe edinmeme vesiledir. Eğitimden sonraki günlerde hayatımdaki “farklı” insanların neden ve nasıl farklı olabildiklerini düşündüm. Bazen çok inandığımız bir şeyi yaptığımızda çevremizden farklı tepkiler alırız. İç sesimiz yaptığımızın doğru olduğunu söylerken, dışarıdaki sesler ki bunlar bazen en yakınlarımızdır bizi durdurmaya çalışır. Önemli olan hayatımıza ve kendimize dair farkındalığımızı artırmak, dış sesleri bizi ele geçirmesine izin vermeden dinlemek ve iç sesimizi takip etmek. Eşim dahil olmak üzerine birçok İnsanın, Astrolojiye bakış açısı benim çerçevemden çok farklı, bana ve ilmime inanmayanlarla dolu etrafım bunu sizlere itiraf etmekten çekinmiyorum. Bunca emeğime karşılık, kendi sesimi, sessizlik içeren ve bana ses vermeyen bir kitleye nasıl anlatıp, nasıl duyuracağım işte burası tam bir muamma!

Tabii bunu yazmak kolay söylemek söylemek ise zor ama nasıl yapacağız? Ben de uzun süredir bu cevabın peşindeyim. Okuduğum kitaplar, kendi deneyimlerim, gözlemlediklerim, yani benim arayışım… Kısa zaman sonra burada…

Vedic Astroloji’nin diğer kehanet metodlarından büyük farklılıkları var. Örneğin; Müslümanlık bütün falcılık faaliyetlerini yasaklarken Astroloji’yi kabul etmiştir…Vedic Astroloji Gök cisimlerinin incelenmesine dayanan bir gözlem ve istatistik ilmidir….Matematiğiniz güçlü ise iş yoruma kalmakta, yorum ise apayrı Vediğe katılan ruh, buradada kaleminizin gücü konuşmakta!

Daha yolun başındayız, bu bende ki Vedic Aşkı beni sizlerle buluşturdu…Ve bu yoldan asla dönmeyeceğim…

Nasıl Vedic Astrolog oldum ben? Haritamda yer alan ve ATMAKARAKA, YOGAKARAKA Gezegen Marsımı baş köşeye almak istiyorum izninizle, 5.ve 10. evlerin Yöneticisi olarak en güçlü konumda bana ayrım yeteneği ve cesaret aşılamakta, 2.sırada yer alan Gezegen Merkür, Balık yerleşimi ile düşüşte kabul edilsede ben biliyorum Merkürümün halini yöneticisi Jüpiter Yay Burcunda yerleşmiş bana yazma kabiliyeti ve akıcı bir konuşma üslubu vermekte. Gelelim 3. dama taşına Ketunun payesi spritüel konularda gelişim adına 1.ev Yengeç Burcunda ki yerleşimi ile bütün verileri toplamakta…Ketu ve Rahu yerleşimlerine daha sonra sizler için deyineceğim, Vedic için sağlama kabul edilen Navamsa Haritasında ise Mars-Merkür beraberliği yine Yay Burcunda ve Wargottama olan Yükselen Yengeç, Ay-Güneş-Jüpiter beraberliğinde Gezegenlerin gücüne güç katmış. Destekleyen Nakhastra yerleşimleride Tanrı’nın lütfu olsa gerek e hal böyle olunca buluverdik kendimizi Hint Okyanusu’nda!

8.evi de yabana atmamanız gerekli bu evin yöneticisinin 11.evde yer alması tüm bilinmeyene ve gizem arz eden konulara karşı aşırı bir merak oluşturmakta, son dönem okumaktan gözlerimden oldum 🙂 Yani öyle hoooopppp ben Eğitim aldım, Sertifikada cepte demeyle Astrolog olunmuyor adamım! Anladınız siz  O’nu 🙂

Ay’a göre baktığımızda ise Jüpiter’in köşe eve yerleşmesiyle oluşturduğu Gaja-Kesari Yoga bana düşmanların bolluğu kadar, düşmanları ekarte etme gücünüde verdi amaç düşmanları ekarte etmekse şayet işte buradayım. Hayata ve düşmanlara inat dipçik gibi ayaktayım. Kalemim ve İlmim emrinize amade!

Astroloji benim için Hobby ben İş kadınıyım, beraberinde içimdeki gizli yeteneği keşfettim, hem Vedic hem Batı değerlerine göre Balık-Yengeç-Balık kombinasyonları beni güçlü sezgilere vakıf kılarken, aydınlanmak adına Astroloji gibi zekaya dayanan ilim ile uğraşmak ve dünyanın maddi boyutundan uzaklaşmak Ketu Dasa için bulunmaz fırsat. Sadece ticari amaçlarla yazılmış olan uydurma şeyleri ayırt edecek kadar duyarlı İnsanların sevgisini ta iliklerimde hissediyorum. Anahtar sözcük buydu tamamen gönül kazanmak!

Vedic Astroloji adına, bizimde ne sözümüz biter, ne kalemimizin mürekkebi yeter! Anlatacak çok şey var anlayacağınız Vedic ve güncel konular adına her şeyi yazacağım. O halde zeval gelmesin kalemimize, sevgimize, hoşgörümüze, ilmimize, kızdığımızda tekmemize, tokatımıza!

Ben bunca yıl yaşamamışım sanki, Vedic bana çok şey öğretti yalnız en önemli değer yargısını hatırlatmadı ki bana göre bu kişinin mayasında olan bir olgu. Bende mevcut. Ketumluk. Astroloğunuza (!) dikkat edin zor zamanlarınızda anlattığınız özelleriniz daha sonrasında ucuz iplik misali piyasada yer almasın. Gerçi buda Astroloğun kalitesi ile alakalı olsa gerek! Bu İnsanlar bilmez keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner!

7 Yıl süren Ketu Dasa süreci, kendi içerisinde alt Dasalara bölünmekte, Ketu-Ketu, Ketu-Venüs, Ketu-Güneş, Ketu-Ay, Ketu-Mars, Ketu-Rahu, 1. ev ve 7.ev etkilerini içerisinde barındıracak olan bu evrede Ketu Dasamın başladığından bu yana en zorlu süreci Ketu-Ay ve Ketu-Mars evresiydi. Ay evresi zihin karışıklığı yaratırken, Mars evresinde ise kanlı düello yaşadım. Ketu Dasam bittikden sonra yaşadıklarımı, anılarımı ve Ketunun bana ettiklerini, Dasa sürecinde hayatıma giren İnsanları, hayatımdan çıkanları, düşmanlarımı, dostlarımı, bir Kitapda toplamayı düşünüyorum, yaşadıklarımı Roman tadında sizlerle buluşturacağım bunun için an be an tüm açıları not tuttum…

Adeta özüme döndüm desem, esas durduğum yer an itibariyle İlim Denizi, kaçarsam özümden hatırlatın, Astrologların korktuğu ve yorumlamakta teyemmüme uğradığı Ketu Dasayı ben çok sevdim 41. yaşa özel ruhumun aydınlanması bana Yaradanın hediyesi….

Geçmişe sünger çektim, adı geçmiş olmasın, yenilikleri birlikte yaşayalım diye…

“Düşmanlarım bana ne yapabilir ki

Ben cennetimi yüreğimde taşıyorum, nereye gitsem o benimle gelir.

Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem şehadettir.

Değil mi ki göğsümde Allah’ın Kitabı ve Rasulü’nün sünneti vardır!.”

Sevgilerimle

AYŞEN TOK