RENK ve AHENK BALIK yeniay Enerjisi

Yüksek ruhlar, her zaman sıradan akılların şiddetli muhalefetleriyle karşılaşırlar.

Albert Einstein

Bilim adamı kendisi de bir Balık burcudur. Onun sözü ile selamlamak istedim sizleri. İyi ve tertemiz niyetlerin Ay ışığı ile toprağa ekilmesi neticesinde Revati Nakshatra da saat:11.06 21.15 boylam derecesi 2.pada da 5 Nisan 2019 tarihinde Balık dilimi yöneticisi Merkür olan ve 21 Mart Başak dolunayı enerjisini tamamlayacak olan bir yeniay. Revati takımyıldızı değerlidir. Yöneticisinin retro sürecinin bitmesi fakat hala Satürn görünümü alıyor olması ise ne yazık ki zihinse huzursuzluğa, duygusal tatminsizliğe yeterlidir. Revati Nakshatra doğumlu insanlar hayır sever, zeki, yardımcı ve sorumluluk almayı çok seven ve astroloji ile ticarete yakın bireylerdir. Görünüm olarak çok güzeldirler. Balık enerjisi Merkür bilgeliğiyle buluşur. Vediğin bel kemiğidir Nakhastralar 27 adettir. Her biri inci değerindedir. Balık Yıldızıl Zodyağın 12.burcudur.

Amaçsız gezmeler gezmek değildir. 15 senedir icra ettiğim Hint astrolojisi adına okuduğum tüm bilgilerin görsel deneyim kazanması ve yerinde test edip, o lokasyondan kitap alıp ülkeme dönmek, bilgime bilgi katmak benim seyahat amacımdı. Amacıma ulaştım! Seyahat anında yaptığım paylaşımlar ve görsellerin teknik bilgi aktarımı zaten haznemde olan bilgilerdi. Hindistan kültüründen ziyade Hint astroloji tekniği ilgimi çekmektedir. Sizlerden çok fazla mesaj aldım. Hindistan yolculuğumu yaptığım şirketten memnun kalmadığımı dile getirdiğim için merak ettiniz. Ben Hindistan’a titrimi kullanmadan gittim. Astrolog kimliğim ile değil normal bir vatandaş olarak fakat katılımcıların arkadaşları beni tanıyıp, arkadaşlarına “sizin turunuzda Ayşen Tok” var dediğinde istemeden de olsa kimliğimiz açığa çıktı. Oysa ki ben başka bir şirket ile gidecektim. O yüzden yurtdışı seyahatlerinde asla kulaktan dolma tavsiyelerle değil on defa düşünüp bir defa sağlıklı karar vererek tercihte bulununuz zira biz de ucuz bir paraya gitmedik! Ve benim yaptığım gibi kimliğinizi saklamayınız. Hint kültürünü ezber etmiş biri olarak gidip bir de gözümle görmenin hazzını sizlere anlatamam. Rehber dahil 11 kişilik bir tur organizasyonu grup içerisinde grup oluşturulmuş haliyle tam bir faslı şahaneydi. ?

1-Delhi-Agra-Juipor ve Varanasi şehirlerinde ki planlama her şehir de taahhüt edilen 4-5 yıldızlı otellerde konaklama yerine Juipor’da üç gün kalınan otelin üç yıldızlı olması, internet erişiminin olmaması, çeşmelerinden çamurlu su akması ve seyahat arkadaşımın o otel de ishale yakalanması, kahvaltı dahi yapamamamız!

2-Tur rehberinin grup içinde gruba hitap eden hareketleri ile yanlış bilgilendirme yapması.

3-Hindistan gibi bir ülkeye gidiyorsunuz ve asla alış-veriş yapmanıza müsaade edilmiyor. Hatta asker gibi komut alıyorsunuz, es keza bir tezgahtan bir şey almak istediğinizde ise çocuk gibi azarlanıyorsunuz…

4-Şükür ki cebimden parasını özel ödeyip, taksi tutup, kitap almaya gidebildim. Hindistan’a bir daha gideceğim fakat asla bu şirketle değil, Hindistan’da ki tur şirketiyle bağlantı kurarak.

5-Şahsi egosuna yenilip, ilgisizlikte tavan yapan Türk tur rehberinin havaalanında bizi gruptan ayırıp, Toplu Chek in yerine uçuş kartlarımızı elimize vererek ekstra bagaj çıkması için var gücüyle çaba sarf etmesi…

Hindistan oldukça zor bir parkur. Dışarıda ki şartları gördükten sonra temiz bir otel  ve internet erişiminin varlığı katılımcılara ikram edilecek en büyük hediye! Avrupa’ya seyahata gitmiyorsunuz. Tüm bunları göze alarak işte tam da bu noktada sizlere ne yazık ki hiç memnun kalamadığım bu firmayı tavsiye edemiyorum ve ben memnuniyetsizliğimin sadece bir kaçını dile getirdim. Gezdiğimiz deklinasyonlarda ki fotoğraf ve mistik açılımları İnstagram hesabımdan takip edebilirsiniz.

Firmanın ismi: Başka Türlü Macera. Bu firma hakkında tüm platformlar da şikayetlerimi biteviye dile getirmeye devam edeceğim!

Bir önce ki Başak burcu dolunayında evren ve bireyler olarak açtığımız vizyonlarımızı toparlamak adına hayatımıza dahil olan yenilikleri manevi boyuta davet içerisindeyiz şimdi. Yıldız ilmi öyle ince sırlarla dolu ki, her bir gezegenin, Ay’ın ve Güneş’in bulunduğu her bir evin öyle çok maddi ve manevi anlamı var ki, işte bu eksenin önemi ise derin maneviyat. Faydalı ve hayır sever davranmak ve bunu zeka ile harmanlamak. 🙂 Burada çalışalım diyor bu yeniay da karmik etkiler, kadersel tetiklenmeler yaşayacağız.

Vediğe göre Jüpiter Akrep burcunda. Jüpiter’in simgelediği konularda 2019 Kasım ayına kadar daha akıcı enerjiler, daha pozitif düşünceler ve inanç mekanizmamızın duble çalıştığını göreceksiniz. Bu durum özellikle T.Jüpiter’i 1.2.6.12. evlerinde deneyimleyenler için ve iştah artışı ile kilo alımına sebep durumları oluşturuyor. Akrep, Terazi, İkizler ve Yay burçları. Mars’ımız Boğa yerleşiminde derinden sondaj yapıyor oldukça güçlü. Rasi haritalarında natal Mars’ı ile T.Mars’ı kavuşum yapanlar bu enerjiyi benliklerinden hissedeceklerdir. Öfke baldan tatlı ya sonrası, evren de her şey ilahi bir nizam ile işliyor bu işler sıra ile bu gün size, yarın bana, öbür gün ötekine hani yıldızların dilinden anlıyoruz diye dokunulmazlığımız yok! T.Mars Ay ve Lagna konumu Balık, Yay, Yengeç burcu harici bireyleri yaşadıkları dasa süreçleri konuları dahilinde üzecektir. Doğal zararlı gezegenler 3.6.11.evler haricinde ki transitlerinde zararlı enerji üretir. 🙁 Tabii yine Vedha ve sav puanları bireysel yorumlarda belirlendiği için etkileri bariz hissedilecektir. Açıkçası bu doğal zararlı gezegenlerin etkilerini en fazla natal yerleşimde ki gezegenlerle temasında yaşadım ve deneyimledim.

Yay’da ki Satürn 25:40 enlem değerine geldi. Nisan içerisinde retro seyre başlayacaktır. Satürn Ay konumu Yengeç, Terazi, Kova harici bireyleri yaşadıkları Dasa süreçleri konuları dahilinde azıcık değil epeyce zorlayacaktır. En korktuğum iki gezegen transitine geldik nihayet. Rahu ve Ketu ise Mart itibariyle eksen değiştirdi. Yeniay oluşurken Başak burcunun yöneticisi Merkür ise Kova burcunda der ki; Benimle tartışma lütfen, düşüncelerin boy göstersin karşımda içlerinden en iyi, en sıra dışı, en absürd, en politik olanını ben seçerim. Merkür’ün bu yerleşimi en fazla Aslan, Kova eksenini etkili kılacaktır. Severim Başak’ları ve Balık’ları benim karşıt burcumdur, tamamlayıcımdır. Başak’lar büyük iddialar ve gerçekler arasında ki çelişkiyi hemen ayırt edebilme yetisine sahiptirler. Başak ne kadar maddiyatçı ise Balık bir o kadar maneviyata önem verir. Tek sıkıntıları ise ağır eleştiriler yaparlarken eleştiriye maruz kaldıklarında hemen köşelerine çekilmeleridir. Her burç özelliği gibi Balık’larında zayıf ve güçlü yönleri vardır. Balık’ların mükemmeliyetçi formlarını göz ardı edecek olursak çalışkan, dikkatli, akıllı ve temelci insanlardır. En önemli özellikleri; Dürüstlük, alçak gönüllülük ve ölçüdür. En zayıf noktaları ise; Titizlik, alınganlık, yoğun hissiyat ve hasta olmaya karşı abartılı korku duymalarıdır. Genel anlamda tüm ilahiyatçıların, şairlerin, din adamlarının, astrologların, medyumların haritalarında yoğun Balık etkisi hakimdir.

Vediğe göre Ay düğümlerinin geçişi; Ay ve Lagna Başak, Balık, Yay, İkizler için 18 aylık süreçte ağır bedellerin ve yaşam derslerinin yoğunluğunu hissedecekleri zamanlar olacaktır. Sadesati evresinin son dilimini yaşayan Yay burçları kaderlerine boyun eğmeyi nihayet öğrendiler. Derin sıkıntılar atlattılar, evlilikleri, kariyerleri, ilişkileri, aile içerisinde ki misyonları ve toplum önünde ki duruşları, maddiyatları evet maddiyat dedim çünkü T. Satürn Aylarına göre 1.evlerin de son vuruşu yapmaya yemin etmiş Roma Askeri gibi 2019 yılı bittiğinde derin bir ohhhh çekecekler. Denendi sınandı bu ağır bir sınavdı. 7.5 yıl süren Sadesati periyotu bitti. Balık’lar, İkizler, Boğa, Başak burçları yayın gerilen tellerinde sapla samanı ayırt etti.

Yeniay zamanında Ay’ın tamamı karanlıktır. Her başladığımız yeni de böyle değil midir? Elimizle ulaşabildiğimiz eşyaların halini biliriz, ulaşamadıklarımız bizler için hep muammadır, bizlerin adımlarıyla, seçimleriyle, tecrübeleriyle gelişmez mi onlar hakkında ki düşüncelerimiz. Bir minik hata, önemsiz zannettiğimiz ufak bir ayrıntı, onca yolu yürüyüp geldiğimiz nokta da bizi başa döndürmez mi? Hayatı evet basit yaşamalı fazla oyalanmadan gelenle, geleceğe doğru akmalı, bazen bazı hatalar var ki, basit yaşayalım derken hayatı, bizleri basit yapmaz mı? Ne incinelim, ne de incitelim sevdiklerimizi. Bir terazi gibidir ilişkilerimiz, ne ezelim ne de ezilelim. Ne fazla üste çıkalım, ne de anlamayan için gereksiz yere eğilelim. Sevgiye, saygı, saygıya hürmet, bunlar yoksa zaten ilişki de kalmıyor ne arkadaş, ne eş, ne dost, ne sevgili!

Saflık oranında bir yeniay diyemiyorum. Ay ile Güneş sevişirken Balık derinliğinde Satürn ve Ketu kare görünümü, hakkı hukuğu indirecek yeryüzüne. Netice de ameller ve niyetlerdir hasıl olan! Başak dolunayında yenileri hayatınıza dahil ettiyseniz, eskileri gönderdiyseniz, akıl ve fikir ile yenilenmeyi kafanıza koyduysanız alâ, ha koymadıysanız eleştiri ve sağduyunun hakimiyetinde manevi vurguludur Balık noktası, çözüme ulaştırırken her konuyu, yanlışı affetmez! Ne kadar iyi ve yeni dahil oldu hayatlara, neler bitti yaşamlarınızda, ne düşmanlıklar gördünüz, bir perde aralanıp bir perde kapandı mı? Bu sahne hiç bitmez nefes aldığımız sürece. Gelecek için sizlerin ya da benim endişe duymamıza gerek yok ki eninde sonunda jet hızı ile geliyor nasıl olsa önemli olan bizler de bıraktığı derin hatıralar, hisler, duygular, hassasiyetler, kaybolan ümitler, yıkılan gururlar, yok olan güvenler, diri diri mezarlara gömdüklerimiz. Hint astrolojisinin en baş şahıdır Ay konumu ve değerlendirmeler de ilk baktığımız yerleşimdir.

Toprak burçları Boğa-Başak-Oğlak’dır zodyak da. Gerçekleşecek olan dolunay ve yeniay bizleri genel anlamda planladığımız hedeflerimizde, kazançlarımızda, birikimlerimizde, yatırımlarımızda, gayri menkul alımı-satımı gibi yaşamsal değerlerle meşgul eder.Yuvamız, evliliğimiz, ailemiz, toplum duruşumuz, kariyerimizi, global anlamda ise doğal afetleri, yerküreyi ilgilendiren tüm konuları kapsar. Sizlere yazdığım yeniay makalesinde Balık, başak noktası Lagna ve AY konumu itibariyle kaçıncı eviniz ise o konular üzerinde bir aydınlanma yaşayacaksınız. Bunun için lütfen bir önce ki makaleyi hatırlayalım.

Su burçları ise Yengeç-Akrep ve son burç Balık’dır. Bu fazda oluşan her Ay evresi gerçekleşen dolunay ya da yeniay duygu dünyamızı, iç dünyamızı, bilinçaltımızı, hislerimizi, sezgilerimizi, güvenlik ihtiyacımızı ve korunma kalkanımızı, karamsar kaldığımız ve karar veremediğimiz konuları bireysel ve ikili ilişkilerimizde var olan sorunların netlik kazanmasına, tamam mı? devam mı? gibi konular da çok etkendir. Ketu gibi sezginin ve mistik etkinin tahtı kabul ettiğimiz ve gücü karşısında benim şapka çıkardığım nokta devre de. Ketu, Satürn kavuşumu yaşanırken o yüzden bana göre çok önemli bu oluşum.

Başak bilgiyi, maddiyatı biriktirir, su ise akıp gider gitmek isterse ulaşamayacağı hiç bir alan yoktur. Bazen hasret bırakır bazense boğar. Yeni yeni oluşumlar yaşayacağız yine kendimizden ödünler vererek. Anılar, inançlar ve hatıralar.

Tevazu diyorum ısrarla. AK gezegen ise Satürn, can alıcı bir haz oluşacak gökyüzün de ve yaşamlarımıza tuvali ile renk katacak. Satürn AK olursa bilerek asla kötülük yapmamalı insan birine.

Yaşım 47 bunca zamanı bana kaleme al deseniz şurada hatırladığım son 15 yıl var farkındalık dolu. Çocukluk hatırlanmıyor bir şekilde yaşamlarımızda, gençlik bir hayat devresi değil bir rüya halidir. 20-30 yaş arası nasıl geçiyor hiç anlaşılmadan. 30 yaş ilk Satürn döngüsüdür ve hayata dair ilk dersi verir. Yıllar, zamanla gençliğin izlerini bizden alabilir, ancak heyecanların bitişiyle ruh benliğini kaybeder. İnsan, kaç yaşında olursa olsun kendine olan güveni kadar genç, güvensizliği kadar yaşlı, cesareti kadar deli, korkuları kadar yaşlıdır. Hint’liler insan ömrünü 120 yıl biçmişler ve bu süreci de gezegen dasalarına bölmüşler. Uzun bir ömrü kim istemez lakin kaliteli bir yaşam sonunun da keyfine diyecek olmaz sanırım. Kalp mutluluğu deyip de geçmeyin, sevip sevildikçe, neşe ile güzelleştikçe beyin de güzellikler üretir ve gençlik ruhu sarar. İnsanlar yaşadıkça yaşlandıklarını sanırlar, oysa ki bu yaşlılık fiziki anlamdadır. İnsan, yaşlı olmaya karar verdiği gün yaşlanır desek de olumlu transitler başladığında gökyüzün de kara bulutlar dağıldığında yaşlılıktan eser kalmaz. Ben böyle düşünüyorum. 🙂 Ya da Venüs dasa beni pek bir Polyanna yaptı.

Gökyüzü öyküsünü sizlere kendimce anlatmaya çalışıyorum. Bildiğim, gerçekler benim doğrularım. Bu yüzden sert oynuyor bazen gökyüzü oyununu, nedense bunu en başından beri kabul ettik. Hayatımızın en zor günlerini yaşarken bir haber bekleriz en yakınımızdakilerden ” buradayım’’ kelimesi kafidir. Hiç konuşmasanız da bilirsiniz o kişinin varlığını. Mutsuz insanlar birbirlerini tanıyorlar tuhaf bir biçimde de niye mutsuz olduklarına anlam veremiyorlar. Dünyanın başka yerlerinde nasıldır mutluluk ya da mutsuzluk? Onlar nasıl baş ederler acılarıyla, kederleriyle, özlemleri ve hasretleri ile? Hindistan seyahatimde bunu gözlemledim. En çok çocuklardı markajıma takılan.

Dünyaya gelmek sebeplerimiz arasında zaman içerisinde büyümek, olgunlaşmak. Zaman en büyük öğretici. Kader bizlerin eylemleri dışında, bir yerlerde, düzenlenmesi gereken, hesaplanması, ölçülmesi, biçilmesi gereken bir yazgı. Değişmiyor, değiştirilemiyor. Profesörlerin dahi anlamlandıramadığı tartışmalara konu olan kadim öğretiler silsilesi. Yaptığımız eylemler hatalar ve doğrular. Hayatı sabitlemeye çalıştıkça düzenden sıyrılıyoruz çünkü o bildiği güzergahta ilerliyor.

Kader bir o kadar canlı, cilveli, karanlık, tehlikeli, eğlenceli, inişli, çıkışlı, sakin, durgun, azgın, ve öfkeli ki…

Bir ilkbahar gecesinde Venüs Dasa etkisiyle her zaman ki gibi, kelimeler kalemimde. Madde gibi ebedî, göz gibi çıplak, el gibi ağır ve yıldızlar gibi pırıl pırıl kelimeler boğazım da düğümlü yazdıklarımla sildiklerim arasında sıkıştım. Kelimeler ne çok şey anlatır aslında yüreğin ve kafanın rengini işaret ederler. Kelimelerle süslediğimiz hayallerimizde çizdiğimiz tablo hep değişiyor ve zaman içerisinde bir umutla tablo istediğimiz gibi olsun ve hiç değişmesin diye çırpındıklarımızla savaşımız. Resim biziz gökyüzünün elinde fırça, boya ve tuval. Hayat biziz aslında biz, kendimiziz. Sahip olduklarımız ve olamadıklarımız sandığımız her şey ve herkes bir renk cümbüşü kimisinin siyahı fazla, kimisinin pembesi, kimisinin mavisi, kimisinin beyazı rengarenk işte!

İşte bu yüzden başlamak kadar bitirmek, ulaşmak kadar kaybetmek, savaşmak kadar sevişmek, kazanmak kadar yitirmek, veda etmek kadar unutmak, ana renkler. Bu renkleri yaşıyoruz transitlerle, dolunay evrelerinde ve Dasa süreçlerin de kalplerimizle zikirlerimiz düz orantılı ise ne mutlu bizlere. Renklerin bir sahibi var. Hayallerimiz ve umutlarımız boyumuzu aştığında farklı renklerle fırça darbeleri olmayan bir resmin harelerini bozmakta. Ortaya mahzun, acınası, merhametsiz, saldırgan, kıskanç, nefret dolu kahramanlar çıkmakta. Ben buna kader diyorum sizi bilemem!

İlim denizinde ne yeniay ve dolunay evreleri gördüm. En afili olanlar Lagna ve Aya göre 2-8-6-12 evlere denk gelenler. Yolunda gitmeyen, karışıklığın olduğu, beni rahatsız eden konularla yüzleşmem gerekiyordu yüzleştim. Olmayanlarımın neden olmadığına dair, kendime bir dönüp bakmam gerekiyordu baktım ve hala da bakmaktayım. Ne kadar çaba vermekteyim, olmasını istediğim benim için ne kadar önemli, önce bana ne katkısı olacak şayet beni yeni bir BEN yapacaksa, topluma da pay düşecek demektir. Düşsün de zaten Balık vericidir. Ruhumun huzuru adına hep daha iyi ve daha kaliteli bilgi öğrenmeye ve sizlerle paylaşmaya varım, hep var olacağım.

Yaşam üzerimize fazla gelir bazı zamanlar. Biz durup neler olup bittiğine anlam vermek istesek de o durmaz. Biz onu yormuyoruz o bizleri yoruyor. Yanlış ya da doğru düşünceleriniz ve dilekleriniz size ait aynı orantıda kabul olsun. Varlık olsun, vücut olsun. Güneş doğacak, bahar gelecek, çiçekler açacak, rüzgarlar yine esecek ve yağmur yağdığında yine alem can bulacak. İnanın bana bu kadar zorlamaya gerek yok. ( Nasıl bir zihniyet oluşturdu bu Jüpiter 5.evimin üzerinde, henüz kışı bitirmeden bendeniz baharı getirdim.) Sakın üzülmeyin hiç bir şeye, hiç kimse sizden ve ailenizden değerli değil, en beteri sağlık sorunu. Diyeceksiniz ki bunca üzüntü stres beraberinde sağlık mı kalıyor? Olması gereken kendiliğinden oluyor inanın bana. Ne olumsuz Dasa evrelerinde bu Dolunaylar da yüzüm güldü bilemezsiniz. 🙂 Bazıları hayalci diyebilir ama böyle biz doğruyu yazalım da izlemeye devam edin, güzellikler yaşamlarınızı donatsın. Bu hayatta insan zümresinde gerçekleşen olayların hem içinde hem dışında. Denge içinde dengesizlik, anlam içinde anlamsızlık. Zorlamaya gerek yok! Zorladıkça zorlaşıyor. Hayat bir anlık nefesten ibaret aldığımızı vereceğiz bir gün ve arkamızdan ne dedikleri önemli, bâki olan kazandığımız saygınlık ve sevgi olacak.

Yeniay’ınızdan öpüldünüz. Güzel bir Hint müziği ekledim. Tezatların ülkesi renk ve ahenk içerisindeydi efendim!

Teşekkür ederim…

AYŞEN TOK