ŞEYTAN NABZINI TUTUYOR GÖKYÜZÜNÜN

Doğum haritası sezgisel bilgeliğe sahip erkekler ve kadınlar tarafından tam hakkıyla yorumlanabilir. Bunlarda çok azdır.

Paramahansa Yogananda

Bazen de talihin elinde oyuncak olur insan…

Retro zamanları dediğimiz zamanlara geldik. 2020 ilginç devam ediyor ve tabii bu Retrolar üzerimize nasıl yansıma sunacak? 15 Mayıs tarihinde Jüpiter, Satürn, Venüs ve Haziran ayında Merkür retro süreçlerine geçecekler. Gezegenin geri hareket etmesi, seyir ettiği ev ile evin yöneticisinin aldığı görünümler önemlidir. Yıldızıl zodyak sistemine göre Jüpiter; Yay ve Balık burçlarını, Satürn; Oğlak ve Kova burçlarını, Venüs; Terazi ve Boğa burçlarını, Merkür ise Başak ve İkizler burçlarını yönetir. Gezegenlerin retro süreçleri en fazla yöneticisi olduğu burçları olumsuz anlamda etkiler. Doğum haritasında retro gezegeni olanlar ise süreci olumlu deneyimlerler. Retro dikkate alınması gereken zamanları bizlere gösterir. Astrologlar retroya fazlasıyla önem vermektedir. Retro zamanlarında geri hareket eden gezegenin temsil ettiği konular ile ilgili herhangi bir atılımın yapılmaması önerilmektedir. Eğer konu ile ilgili herhangi bir şey yapmışsanız sonuç elde edemezsiniz ve konu ile ilgili gecikmeler yaşarsınız.

Bu gerileme hareketinin sebebi, dünyanın ve diğer gezegenlerin Güneş etrafında dönerken ki hızlarının farklı olmasıdır. Örneğin Mars, Satürn ve Jüpiter gibi dış gezegenler, dünyadan daha yavaş hareket eder. Merkür ve Venüs ise daha hızlıdır. Bu hız farkından dolayı dünyadan bakıldığında bazen gezegen ters yönde, yani geriye doğru gidiyor gibi görünür. Ancak gerçekte uzayda yön değiştirmezler, normal yörüngelerinde dolanıp dururlar. Gerileme bir gezegenin doğasını değiştirmez ki gerileme karaka yani temsil ettiği konuları farklı algılamamıza vesile olacak demektir. Rasi haritasında en önemli gezegen yükselene hükmedendir. Ve tabii Atmakaraka olandır. Yani doğduğunuz anda en yüksek boylam derecesine sahip olan gezegen çünkü o içinizde ki ruhtur ve o ruhun üzerinde bir örtü vardır. Yaşam sahnesinde ne zaman rol alacağını bilir ve siz o diyeti ödersiniz. Bazen bir sefer de biter hesap! Bazen de bir ömür sürebilir o ceza…Birisi, sizi haksız yere üzmeye cüret ettiğinde kendinize ilk sormamız gereken şey; “niçin?” değil, “ne zaman?” olmalıdır. Sizi bu denli üzme cesaretini vermiş olduğunuz kişi belkide sizden helallik isteyecek ilk kişidir.

Merkür Retrosu; Yıldızıl zodyaktaki hareketini 1 yıldan biraz daha az sürede tamamlayan Merkür, ortalama 4 ayda bir 21 gün retro hareketi yapar. Medyadan da en çok aşina astrologların dilinden düşürmediği, bakkal Ahmet amcanın bile bildiği retro türüdür. Bu dönemde yeni anlaşmalar, sözleşmeler, kontratlar imzalamak doğru değildir. Eskiye dair konular bir şekilde önümüze çıkar. En fazla eski arkadaşlar, eski sevgililer kendilerini sosyal medyadan hatırlatır. Hatıralar canlanır. İletişim aksaklıkları, teknolojik aletlerde sorunlar, yanlış ifadeler sık yaşanır. Natal haritasında retro Merkür’ü olanlar için bulunmaz zamanlardır.

Venüs Retrosu; Yıldızıl zodyaktaki turunu  ortalama 1 yılda tamamlayan Venüs, 1.5 yılda bir 45 gün süren retro enerjiye döner. Kolay bir dönemdir diyemem zira en büyük etkisi ilişkilerde ki ihaneti vurgulamasıdır. Bu dönemde ilişkilerde kendinizi değersiz hissetme, aldatma-aldatılma-aldanma temalı konular, estetik-güzellik uygulamalarında ciddi sıkıntılar yaşanır. Maddi anlamda zorlanmaların, para ile ilgili sıkıntıların Rasi haritanıza ve yaşadığınız Dasa evrelerine göre artma ihtimali yüksektir.

Mars Retrosu; Yıldızıl zodyaktaki turunu ortalama 2 yıla yakın sürede tamamlayan Mars, 2.5 senede bir ortalama 2.5 ay retro sürece geçer. Mars eylemlerimiz, cinselliğimiz ve hastalıklar ile ilgili bir gezegendir. Cinsel yaşam ile ilgili problemler, tecavüzler, tacizler, suç teşkil edecek durumlar bu dönemde sıkça gözlemlenecektir. Askerleri, polisleri temsil eder. Geri gidecek olan Mars bakalım bizlere neler getirecek?

Jüpiter Retrosu; Yıldızıl zodyaktaki turunu 12 yılda tamamlayan Jüpiter, yılda bir defa 4 ay retro yapar. Jüpiter hukuk, mahkemeler, avukatlar, hakimler, eğitim sistemi, din adamları, eğitim konuları ve çocukları temsil eder. Jüpiter şanstır. Jüpiter retro süreci yürek sıkıntısıdır.

Satürn Retrosu; Yıldızıl zodyaktaki turunu ortalama 28.5 yıla yakın sürede tamamlayan Satürn, bir burçta 35 ay kalır. Her yıl ortalama 4.5 ay kadar retro seyre geçer. Bu bir anlamda geçmişin üzerinde ki konulara yeniden dönmek demektir. Satürn öğretir fakat acıtarak öğretir. Satürn iskelet sistemini yönetir. Doğum haritaları kişiye özel olduğu için retro dönemi her bireyi farklı etkileyecektir.

Gezegenler bereketi, sevgiyi, merhameti ve şevkati gökyüzünden yağmur olup yağdırsın üzerimize. Ruhlar da ölürmüş üstelik yaşarken. Ruhu ölmeyen yaşam dolu insanlara ruhun nasıl yitirildiğini öğretir Ay düğümleri. Kaderin bir düzeni ve nizamı var. Kimin suçlu kimin suçsuz olduğunu teraziye yatıran iki kör nokta Rahu ve Ketu sakın ola Jüpiter dönerken Haziran-Ekim zaman aralığında dokunmayın masum çocuklara, gençlere, sağlıkçılara, eğitimcilere…

Şairlerin ölüm ve umut üzerine söylemleri hiç bitmez! Peki şunu deneyimleyeceğiz desem sizlere; ölmekte olan ve her şeyini yitiren bir ruh için hala umut var mıdır? Hayata karşı duruşunu kalp duyguları ile öğrenen insanların durumu ne alemdedir? Ayna karşısında dağıtmaya çalıştığınız hüzün dilerim yerini tatlı bir tebessüme kalbi ısıtan bir aşka bırakır. Hayatta tüm sahneler gelip geçicidir. Hüzün ve mutluluk gibi. Tüm sahneler sıradanlaşır retrolar sayesinde. İşte sırf bu yüzden susar insan en sevdiğine. Konuşmaya söz çoktur da mecal yoktur!

Sızlıyor mu ince ince kalbiniz? Öğrendi mi insan? Yalnızlığı, çaresizliği, dört duvar arasındakilerin ruh halini? Peki anladı mı insan? Sahip olduklarına şükür etmeyi, her şeyi dert etmemeyi, en büyük zenginlik sağlıktır demeyi. Peki ya ne zaman doğruyu bulacak insan? Ne zaman ki dünyada ki diğer canlılara eşit davranırsa, vahşi hayvanları hayvanat bahçelerine değil, kendi doğal ortamına salarsa, şiddetten vazgeçerse, merhamet gösterirse, yaratıcının merhametine mazhar olacak…

İnsan Satürn transitlerinde tanışır kendi için biçilen yazgıyla. Şayet uyum sağlayamadıysanız kaderin değişimine, alışkanlıklarınız kuru bir dal gibi yük oluyorsa ömrünüze, öğrenirsiniz retrolarla yalnızlığın dikenli kollarını. Zalimlik kanınızda yoksa yine de bilinmez! Maneviyatın pehlivanı Jüpiter Yay burcuna dönerken insana her haltı yedirtir. Bazı kadınların, bazı erkeklere yönelik hissiyatı. Venüs dönerken; efendim ne demeli; İntikama bir kala… Başlar sorular; niye varsın bu kadar bende niye? Niye kaçtın benden bu kadar uzağa niye? Ayrılığın belki de kavuşmanın hakkını verir retrolar. Bulana “aşk” bulamayan “dert” olsun. Jüpiter ummanların en sonsuzu ve yücesidir. Bir nehrin denize karışması gibi hayatın tuzunu hafifletsin bu enerji. Yaşantıysa öğretisi bol olan zamanlardan geçmekteyiz. Korona neler öğretti bize. Acaba insan bir helallik almak ister mi? Herkesin yerine geçmekten, insan bir türlü bulamaz kendine ait olan yeri. En sefil an, insanın kalbinin umudunu yitirdiği andır. Geçmişi aramasa insan, esasında daha güzel olur hayat. Retrolar işte tüm bunları yaşatacak bizlere. Unutulmayacak tüm güzellikler hafızalarda yerini alsın. 2020 yılı için olumlu düşündük fakat enerjilerle paralel olumsuzluklar yaşandı. Demek ki “İyi düşün, iyi olsun” felsefesi işlemiyormuş. Aslolan göstergeler ve yaşanılması gerekli olanlarmış.

Pembedir kurulan tüm hayaller, arada farklı renklere bürünse bile. Ben bunun bilincinde olarak, hiç olumlu düşünmüyorum işte! Sağlam bir menzil arar insan her yanılgıda. Arar durur da yine de yanılmaktan vazgeçmez. Fakat ki ruh Allah’a hizmet ediyorsa o zaman başka! İmanı tam olana Allah’a yakınlık mümkündür. Karşınızda size yürekten sarılan biri olmadığı sürece gözleriniz pırıl pırıl parlamayacak. Sarılmak bir ilahi değerdir. Korku, şiddet, acı, hayal kırıklığı, kaybetmek (neyi diye sormayın, belki en sevdiğinizi) hiddet, şiddet, hastalık daha sayamadığım rahatsızlık veren tüm duygular. Oysa duygular da ruhlar gibi cinsiyetsiz değil miydi? Neden duygu dedim? Sizlere ne ki astrolojinin tekniğinden? Şuraya teknik yazsam iki dakikada terk edersiniz bu siteyi. Gezegenler yaptıkları görünümler ile duygu dünyamıza şekil vermektedir. Öyle bir an olur ki sevgilinin sözleri hafızanızdan geçerken, ayağınıza batar kalp kırıklıkları. Yine de vazgeçemez kızsanız da af edersiniz. Retrolar bunun için vardır. Mesafeler arasında hezeyanlar suretsiz kalır. Retrolar o mesafeleri kapatır! Korona virüs belki de bizlere bunları öğretecekti. Şu ölümlü dünyada insan hangi noktada unutur insanlığını?

“Bana ayrılıktan söz ediyorsun durduk yere? Neden? Yorgun yılların faili meçhul zamanlarında sen başıma gelmiş en güzel şeysin” derken seven sevdiğine, dilerim aynı nüansla karşılık alır. Aşk kavuşmalarla sonlanır. Aşk bazı zamanlar da insanı mülteci eder. Bazı zamanlar da gurursuz! Derisi kalın, kabuğu sert, tadı acı olan bu hissiyat yapıştı üzerimize. Yaşamaya devam ederken bu yürek sızıları ile yanıldığınız yer yorulduğunuz yerdir belki de. Venüs döndüğünde kalbiniz ile aklınız arasında kalırsanız ben buradayım…

Sonra siz son derece sabırlı bir insanken art arda kullandığınız kelime ”kahretsin” oluverir. Her şey siz bu kelimeyi sarf ettiğinizde kahrolacağı kadar kahrolmuştur zaten. Daha kaç yıl yaşarım, kimlerle tanışırım, kimleri unuturum biliyorum. İsmi kader ya Allah okumayı nasip etti. Bildiğim tek gerçek ise benimle ağlayan insanları asla unutmam!

Velhasılı Mayıs-Eylül aralığı zor geçecek can’lar. Hepsi bitecek Mars retrosu başlayacak. Derdi anlatmak zor! Dasa evreleri sayesinde dertlerin çetelesini yazmaya mürekkebi yetmez kalemin.Kimi kıldan ince, kılıçtan kalın laflar eder. Kimi sırça köşkünde koyun güder!

Retrolar idrakimizi bol eylesin…

“Sevgilim; özü acı ile pişmeyen aşkın sözü, gönüle haz vermez! ” Offf off off Boğa, Akrep, Oğlak, Yengeç, Başak, Balık neyleyim ki aşk düşüyor payınıza. Dilekler, içtenlikle istendiğinde gerçekleşen hayallerdir. Aslında bir dileginiz vardır mutlaka, o sizi bulur sessizce en zayıf olduğunuz anda. İnsan yorgundur. İçinden dışına yansıyan kelimeler ise iç çığlıdır…

Islanır insan; durdurulması mümkün olmayan (hayaller) yağmurlar altında! Gerçekçi olmak o yüzden hep iyidir güzel insanlar. 2020 yılında yaşadıklarımız en çok düğün yapacak ve yeni bir yuva kuracak kişileri etkiledi. Retrolar yeni başlangıçlar, beraberlikler ve yeni birliktelikler için ideal değildir efendim! Bu durum bizleri nasıl etkiler peki diye soruyorsunuz? Bireysel analizlerinizde yaşadığınız olaylar, transitler ve Dasa evrelerinizle şekillenir. Gökyüzü böyle diye her olumsuzluk bertaraf olacak demiyorum dikkat edin…! Elimizde nur topu gibi Retrolarımız, Kala Sarpa Yoga’mız ve Güneş tutulmamız varken hele..! Hakikat bir eşya değildir, size kadim kitaplardan ve hikayelerden aktarılamaz. Hakikat, şuurlu bir şekilde gelişmeye karar verdiğinizde sahip olduğunuz orjinal bir deneyimdir. Hakikat Satürn, Rahu ve Ketu transitlerinizde ruhunuzun fıtratı ile paralel yaşadığınız sonrasında ismini kader koyduğunuz yaşam deneyimleriniz de saklıdır.

Herkesin tek bir hayatı ve tek bir yazgısı var. Doğumdan ölüme devam eden ve gezegenlerin sürekli tekamül kavramını hatırlattığı bu süreçte iyi olmak, iyilik yapmak, yapılan hatalardan payeler çıkartmak, pişmanlık duymak veyahut kötü tarafta olup kötülüğü seçip, şeytana hizmet etmek ruhun karması adına yine yaratıcının yazdığı yazıdır…

Ama bilerek kötülük yapmakta bilemedim nasıl bir ruhsuzluğun esiridir…

Tutulmalar ve Ay düğümleri bunları hatırlatır. Sizlerin beklediği adalet biraz geç gelebilir. Allah’ın ilahi adaleti Ay düğümlerinde saklıdır. Kısacası etme, bulma ya da kınama kınanırsın, ya da ayıplama, ayıplanacak konuma düşersin demektir.

Çok fazla farkındalık ile ilerlemeniz gereken bir süreçteyiz arkadaşlar!

Haziran ayında Rahu ve Ketu’nun geçişi ile birlikte İkizler-Yay eksenlerinde yaşayacağımız tutulma serisi 2020-2021-2022 yıllarına dair damga vuracaktır.

Bireysel haritalarınızda Lagna, Ay ve Güneş’ten itibaren İkizler-Yay burçları kaçıncı eviniz ise o ev konuları değişime gitmenizi işaret etmektedir….

Bu iş, aşk, sağlık, yuva, aile, kariyer ve evlatlarınız ilgilendiren mevzular mahiyetinde olacaktır.

Ülkemiz Haziran itibariyle çok keskin bir sürece girmektedir.

Kadın olsun ya da erkek olsun, iki türlü insan vardır; İç âlemini keşfedip, onu arayanlar ve iç âlemden hiç haberleri olmayıp, sadece maddesel boyutta olup, dünyalık zevklerine dalıp gidenler. İkinci grup Rahu etkisindedir. Allah gözlerini doyursun.

Retrolar ve Güneş ya ısıtacak, ya üşütecek kalplerimizi…

Ay ya coşturacak, ya durduracak hislerimizi…

Hayat, su gibi akıp gidiyor. Dileğim odur ki bir nebze azalsın dertlerimiz. Mucizeler kuş misali kanat çırpsın üzerimizde…

Öylesine ihtiyacı var ki bazılarımızın.

Gökyüzü yasalar silsilesidir.

Bir adam; yüreğinin tüm hücrelerinde bir boşluk hissediyor. Varlığını bildiği ve kabul edemediği o hissiyat vefa duygusu ile tanıştırsın dilerim onu. Acı yerleşmiş, maya tutmuş zümresinde. Acısını acıyla harmanlayan birilerinin haricinde sevgi ile kucaklayan bir başkası olmalı o adamın hayatında…Gökyüzüne her bakışında yaşanmışlığın masalını en gizli yerine sakladı. O masal bitmedi. Sayfaları açık kalmış bir kitap gibi…

Bir kadın; gece olduğunda insan nasıl örterse perdeleri, o kadın öyle büyük susku içerisinde. Gönlü bir yerlerde, bir mevsim takılı kaldı zihninde. O kadın uzun zamandır gururlu coşkuların yalnız kahramanı rolünü çok sevdi. Bir daha düşündü yıldızlı semayı seyir eylerken, dilinde ki sert sözcüklerden vazgeçti, teslim oldu kaderine, geçmişin yara berelerini zamana terk eyledi. Aşkın her bir harfini acılar biçimlendirir. Pembe hülyalı hayallerinde şefkat ararken gerçeklerle tanıştı. Kullanılmışlık hissiyatı onun duygularını ve bedenini buz kestirdi. Sevgiye ve insanlara dair tüm inancını kaybettiren gökyüzüne bir daha baktı…

”Oysa her şey en başında ne kadar güzeldi…” diye düşündü…

Bir çocuk; gözlerinde ki mutluluk bakışları dilerim sonsuz dek devam eder…

İnsan olan insana nasıl kıyar? Ya gökyüzü? İpler yukarıda ki ustanın elinde. Asla demeden önce düşünmek lazım. Asla af etmeyeceklerimiz var elbette.

Hayrdan hayr, şerden yine hayr doğmasını temenni ederim. Tarih her zaman geçmişin tekrarıdır esasında, ruhun sonsuz yolculuğunda. Kınından fırlayan bir hançer gibi sema yüreklerimizi kanatmaya devam ediyor. İyi bakın kalbinize, hislerinize, duygularınıza, sonrasında göreceksiniz gizlenen bu hatıraları retrolar sayesinde. Bir kalbe girmeyen, aşkı, acıyı nereden bilsin? Her gün ölüyoruz 100’er, 100’er ölüyoruz…

Her aşk bir ağıt yaktırırmış insana. Beden kefene sarılmadığı sürece umut kesilmezmiş. Yorulduk anlamsızca 2020 yılında.

Kadersel planda yaşanılanlar, aşklar, ayrılıklar, düşmanlıklar, sağlık sorunları, kariyer kayıpları, ölümler, özlemler, küstahlıklar, ve dahi niceleri bu ilahi plana tabii iken planın kurucusunun Allah olduğunu bilen tekamülünü rıza ile tamamlıyor…

Özlemlerin kapladığı gün ve gecelerde, hangi düşler açık olur, ya da saklar niyetleri koynunda? Hangi gezegen barınak olur yaralı ruhlarımıza? Sevgilinin olduğu masalların çürümüş ağlarına takılan Balık misali, hangi liman ağırlayacak yaralı gönülleri? Enerjiler Mayıs itibariyle ruhlarımızı retrolar etkisiyle mazide yolculuk yapmaya davet ediyor. Hangi Ay ışığında hatırlatacak kalp de saklı sevgili kendisini? Ve ne zaman can bulacak vuslat?

Şu hayatın hiç adaleti yok!

Kala Sarpa Yoga’lı, Kala Amrita Yoga’lı Ay’ın ara-sıra eksen dışında kaldığı bir enerji ile muhatabız. Tutulma anında gökyüzünde dört adet gezegen retro. Venüs, Merkür romantik konular, ilişkiler, estetik ile ilgili konularda, Satürn, Jüpiter ise içerisinden çıkmada zorlanacağımız sağlığın ön planda olacağı konularda vurgu yapacaktır. Aksine herkesin çok açık gözlü olmasını işaret ederken kalbi temiz olanlar ile olmayanların safları belirlenecek bu tutulma ve retro döneminde.

Hint Astrolojisine göre Mundane haritalara göre 8.ev alanında Satürn retrosu, 8.ev ve 7.ev alanında Jüpiter retrosu, 12.ev alanında Venüs retrosu, 1.ev alanında Merkür retrosu. Gündemimizi epeyce yoğunlaştıracaktır. 15 Mayıs itibariyle Borsa yükselişe geçerken, Korona virüs adına vaka ve ölüm sayısı artışı, ülkemiz, Rusya ve İngiltere aşı, tedavi, panzehir üretiminde isminden bahsettirirken, dış ticaret, yerel yönetimleri (belediyeleri) muhalefet partilerini, 12.ev alanında ki Venüs cezaevleri, huzurevleri, yetimhaneler, küçükbaş, büyükbaş hayvan ölümlerini, kadın cinayetlerini, çocuk cinayetlerini ve sanatçı-sporcu ağırlıklı haberleri işaret etmektedir. Piyasalarda ya dengesizlik, ya denge deneyimlenecek. Venüs altın ve parayı temsil edene gezegendir. Tahtında retroya dönecek olması belki kuralı tersine döndürecek. Hep birlikte yaşayıp göreceğiz. Kurda biraz gevşeme, belki sabit ilerleme gözlemlenecektir.

Yangına göğüs germek, dertlere bolca gözyaşı dökmek demektir hayat!

Gökyüzünün sundukları ile harelenmiş yaşamlar. Korkunun asil kırmızısı vuruyor kalplerimize. Güzeller güzeli Venüs salınıyor. Hala daha para düşünenler halinden hoşnut. Bir başıboşluk almış başını gidiyor. Açığa çıkacak enerjinin olası ihtimali ve hissedeceklerinizi yazdım efendim sizlere.

Bu beş şeyi, ihtiyacınız olduğunda parayla satın alamazsınız! İnsanlık, sağlık, mertlik, mutluluk, karşılıksız iyilik…
Bu yüzden onları bulduğunuzda, sımsıkı sarılın.

Teşekkür ederim

AYŞEN TOK

error: Content is protected !!